Hizmet Birleştirme İşlemleri-intibak

0
639

Memuriyet öncesi sigortalı hizmetlerin yeni hizmetleri ile birleştirilmesi

T.C. Milli Eğitim Bakanlığı İnsan Kaynakları Genel Müdürlüğünün  uygulama birliği sağlamak amacıyla http://personel.meb.gov.tr adresinde yayınladığı İntibak Bülteni ile Terfi ve İntibak konusunu gayet güzel  anlatmış. PDF formatında hazırlanmış İntibak Bültenine buradan ulaşabilirsiniz.

Hizmet Birleştirmesi

Hizmet birleştirmesi, çeşitli sosyal güvenlik kurumlarına tabi olarak geçen hizmet sürelerinin birleştirilmesi suretiyle ilgililerin sosyal güvenliklerinin sağlanmasıdır.

Hizmet birleştirilmesi ilk defa 05/01/1961 tarih ve 228 sayılı Kanunun 28/01/1970 tarih ve 1214 sayılı Kanunla değişik 1 inci maddesi ile öngörülmüştür. Söz konusu madde şöyledir.

“Sigorta Kanunlarına tabi işlerden T.C. Emekli Sandığına tabi görevlere geçenlerin sigorta primi ödemek suretiyle geçen hizmet sürelerinin tamamı, emeklilik keseneğine esas aylıklarının tespitinde nazara alınır.”

Daha sonra 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığına 08/07/1971 tarih ve 1425 sayılı Kanunla eklenen Ek-3 üncü madde 01/03/1971 tarihi itibariyle yürürlüğe konulmuş olup, daha sonra Ek Madde 18 olarak teselsül ettirilmiştir.

Bu maddede; “Sosyal Sigortalar Kanununa tabi görevlerde bulunduktan sonra iştirakçi  olanların, emeklilik keseneklerine, personel kanunları gereğince kazanılmış hak olarak aldıkları derece ve kademe aylıkları üzerine, sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri sürelerin her yılı bir kademe ilerlemesine ve tahsil durumlarına göre her 2, 3, 4 veya 5 yılı bir derece yükselmesine esas olacak şekilde eklenerek bulunacak derece ve kademe aylığı esas alınır.

Bunların, personel kanunlarına göre kazanılmış hak olarak aldıkları kademelerin ilerletildiği veya derecelerin yükseltildiği sürece, emeklilik keseneğine esas kademeleri ilerletilir ve dereceleri yükseltilir.

Ancak, bunların emeklilik keseneğine esas aylık derecelerinin yükseltilebilmesi için, tahsil durumları itibariyle personel kanunları hükümlerine göre, en son yükselebilecekleri dereceleri geçmemeleri ve bir derecede en az geçirilmesi gereken yıl sayısı kadar kademeden emeklilik keseneği ödemiş olmaları şarttır.

Şu kadar ki, 18’inci yaşın ikmalinden önce veya iştirakçi oldukları tarihteki tahsil derecelerinden daha aşağı bir tahsil derecesinde sigorta primi ödemek suretiyle geçirdikleri süreler dikkate alınmaz.

Sigorta primi ödemek suretiyle geçen sürelerin, personel kanunları hükümlerine göre, memuriyette geçmiş sayılmak suretiyle, kazanılmış hak derece ve kademelerinin tespitinde değerlendirilen kısımları, bu madde uyarınca emeklilik keseneğine esas aylığın tespitinde ayrıca nazara alınmaz.” denilmektedir.

Yine, 24/05/1983 tarih ve 2829 sayılı “Sosyal Güvenlik Kuruluşlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun” ile hizmet birleştirilmesi işlemleri yeniden düzenlenerek dağınıklıktan kurtarılmıştır.

2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinde; “ Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılan ve (1) kendilerine bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden aylık bağlananlara, T.C. Emekli Sandığına tabi daire, kuruluş ve ortaklıklarda prim veya kesenek ödemek suretiyle geçen sürelerinin toplamı üzerinden, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanunu hükümlerine göre emekli ikramiyesi ödenir. (Ek: 6/8/2008 – 5793/6 md) 4857 sayılı İş Kanununa tabi olarak geçen hizmet sürelerine karşılık emekli ikramiyesi ödenebilmesi için, iş sözleşmesinin İş Kanunu hükümlerine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olması; sözleşmeli personel olarak geçen sürelere karşılık olarak emekli ikramiyesi ödenebilmesi için de, hizmet sözleşmesinin ilgili mevzuatına göre iş sonu tazminatına veya aynı mahiyette olmakla birlikte başka bir adla ödenen tazminata hak kazanılmasına uygun olarak sona ermiş olması şarttır.

(Değişik: 6/8/2008 – 5793/6 md) Ancak, ilgililere, her ne suretle olursa olsun evvelce iş sonu tazminatı veya bu mahiyette olmakla birlikte başka bir adla tazminat ödenen süreler ile kıdem tazminatı ya da emekli ikramiyesi ödenmiş olan süreler, emekli ikramiyesinin hesabında dikkate alınmaz.

Ayrıca, 8 inci maddenin birinci fıkrası gereğince aylık bağlananlara, emekli oldukları son görevlerinden dolayı ilgili bulundukları sosyal güvenlik kurumu kanununun emekli ikramiyesine veya iş kanununun kıdem tazminatına ilişkin hükümleri uygulanır. (Ek: 6/8/2008 – 5793/6 md) Bu fıkraya göre emekli ikramiyesi ödenmesinde, birinci fıkra hükümleri de dikkate alınır.” hükmüne yer verilmiştir.

Bu Kanunun 8 inci maddesi uyarınca birleştirilen hizmet süreleri üzerinden son 7 yıllık sürenin yarısından fazlasının T.C.Emekli Sandığında geçmiş olması nedeniyle bu Kurumca aylık bağlanmış olsa dahi, son defa T.C.Emekli Sandığına tabi görevden ayrılmayanlara emeklilik ikramiyesi ödenmez. Bu gibilerin ayrıldıkları görev itibariyle kıdem tazminatı alma hakları varsa bu hakları saklıdır.

Ancak, 2829 sayılı Kanunun 12 nci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “Son defa T.C. Emekli Sandığına tabi görevlerden emekliye ayrılanlar ve” ibaresi, Anayasa Mahkemesinin 5/2/2009 tarihli ve Esas No: 2005/40, Karar No: 2009/17 sayılı kararı ile iptal edilerek, Yayımlandığı tarihten 1 yıl sonra da yürürlüğe girmek üzere 5/6/2009 tarih ve 27249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmış olup, yürürlük tarihi 5/6/2010 tarihidir. Ancak, T.C. Anayasasının 153 üncü maddesinde; iptal kararlarının geriye yürümeyeceği hüküm altına alınmıştır. Bu durumda, anılan karar, karar tarihinden sonraki durumlar için hüküm ifade edecektir. İlgililer hakkında münhasıran verilmiş bir yargı kararı bulunmaması halinde, herhangi bir işlem yapılması mümkün olamayacaktır.

Birleştirilmiş hizmet süreleri toplamı üzerinden, ilgililere; son yedi yıllık fiili hizmet süresi içinde fiili hizmet süresi fazla olan kurumca, hizmet sürelerinin eşit olması halinde ise eşit hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır ve ödenir.

Ancak, malullük, ölüm, 5434 sayılı T.C. Emekli Sandığı Kanununa göre yaş haddinden re’sen emekli olma (Ek ibare: 27/1/2000 – 4505/1 md.) süresi kanunla belirlenen vazifelere atanma veya seçilme ve bağlı oldukları kurumun kanunla değiştirilmesi hallerinde ilgililere hizmet sürelerinden sonuncusunun tabi olduğu kurumca, kendi mevzuatına göre aylık bağlanır.

Özel sektörde sigortalı ve bağ-kur mensubu olarak geçirilen süreler (657 sayılı Devlet Memurları Kanununun değişik 36 ncı maddesi (C) fıkrasına giren haller hariç) sadece emekli keseneğine esas derece ve kademenin belirlenmesi açısından dikkate alınacaktır.

Bu değerlendirme sonucunda emekli keseneğine esas derece ve kademeleri aylık ödemesine esas derece ve kademesinin üzerine çıkacaktır ki bu durumda memuriyet süresince ödenecek aylığa esas derece ve kademenin yükseltildiği sürece emekli keseneğine esas derece ve kademesinde kadro şartı aranmayacak ancak öğrenim durumuna göre yükselebileceği
dereceyi geçmemek şartıyla yükseltilecektir.

Bu tür hizmet değerlendirmeleri sonucu meydana gelecek kesenek ve karşılık farklarının  hesaplanmasında bu hizmetlerin değerlendirilmesi gereken tarihlerde yürürlükte olan katsayı ve gösterge tutarları ile yine o tarihteki kesenek ve karşılık oranları esas alınacak kurumca karşılanması gereken karşılıklar kurum bütçesinden, personelce karşılanması gereken kesenekler ise personelden usulüne uygun olarak tahsil edilecektir.

Diğer taraftan; 5510 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği 2008 yılı Ekim ayı başından önce iştirakçiliği bulunanlar bakımından mülga hükümleri de dahil olmak üzere 5434 sayılı T.C.Emekli Sandığı Kanunu hükümleri uygulanacağından, bunlar hakkında mülga 2829 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumlarına Tabi Olarak Geçen Hizmetlerin Birleştirilmesi Hakkında Kanun hükümlerine göre, hizmet birleştirme işlemleri yapılacaktır. Ancak, 2008 yılı Ekim ayı başından sonra ilk defa 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin (c) fıkrası kapsamında sigortalı sayılanların prim tutarı, emekli keseneğine esas aylıkları tutarı üzerinden değil, 5510 sayılı Kanunun 80 inci maddesi gereğince prime esas kazanç tutarları dikkate alınarak belirlendiğinden, bu kişiler hakkında ise, herhangi bir hizmet birleştirmesi işlemi yapılamayacak olup, bunların varsa farklı sosyal güvenlik kurumuna tabi geçen hizmetleri, toplam hizmet süresinde dikkate alınacaktır.

5510 sayılı Yasanın yürürlük tarihinden önce iştirakçiliği bulunanların, sosyal güvenlik kurumlarına tabi çeşitli işlerde çalışmış olmaları halinde bu hizmet süreleri, aynı tarihlere rastlamamak kaydıyla emeklilik aylığı bağlanmasına hak kazanıldığında birleştirilir. Ancak, hizmet süreleri toplamının aylık bağlanmasına yeterli olmaması halinde, 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmayıp, ilgililer hakkında 5434 sayılı Kanun hükümlerine göre toptan ödeme yapılacaktır.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here